top of page
Ara

Hâlâ Sahnedeyken Gitmeniz Gereken Oyunlar

Kendime sezonda gitmek istediğim oyunlar listesi yaparken size de eski sezon oyunlarından bir seçki yaptım. "Ne seyretsek?" diyenlere kolaylık olsun.


Geçen sene şu sıralar "Hâlâ Sahnedeyken Seyretmeniz Gereken Oyunlar" listesi yaparken çok zorlanmıştım. Benim seyrettiğim, hatta birkaç seyrettiğim ve yine seyretmek istediğim oyunları listelemiştim. Çok sayıda seyredilesi oyun vardı. Bu sezon daha çok zorlandığımı söylemeliyim. Pandemi akabinde birçok ekip yeni oyunlar sahnelemeye başladığı için listem kendiliğinden elenmişti. Bu kez geçen seneki oyunlar devam ediyor ve yenileri eklendi. Hangisine gideceğimizi bilemeyeceğimiz, şahane bir sezon başladı, diyebilir miyiz?


Bir Terennüm (Orchestra Theatre)

Firuze Engin'in yazdığı, Gülhan Kadim'in yönettiği, başrollerinde İpek Türktan ve Tolga İskit'in oynadığı Bir Terennüm oyunu 1971 sıkıyönetimi ve 2020 pandemisi nedeniyle sokağa çıkma yasağında Çamlıca'daki evlerinde mahsur kalmış büyükanne-torun ve büyükbaba-torun dialogları üzerinden bir ailenin ilişkisini anlatıyor. Aile içi sırlar, dargınlıklar, sarılmalar, fedakarlıklar, destekler ortaya saçılıyor. Hesaplaşma gibi görünse de, hesaplaşma değil; her şey tamamen ortaya saçılmıyor, yaşam devam ediyor. Benim için geçen sezonun favori oyunuydu.

Bir Terennüm hakkındaki yazıyı okumak isterseniz, buyrun.


Tek Kullanımlık Hikâye (Kumbaracı50)

Tek Kullanımlık Hikâye, iklim krizi, kentsel dönüşüm, mahalle kültürü, eril iş hayatı, imkansız aşk gibi günlük (artık günlüğümüz olan) konuları ele alıyor. Kumbaracı50'nin küçük sahnesinde çeşitli nesneler dekor olarak kullanılıyor. Bizi zaman zaman mahalledeki inşaatın çatısında, zaman zaman mahalle düğününde, zaman zaman plazanın asansöründe, zaman zaman ise İstanbul sokaklarında takside olduğuna inandırıyor. İki kardeş ve bir arkadaştan oluşan mahallelinin ağzından anlatılan ve ardından canlandırılan anılarla hikâye hikâye gezdiriyor.

Volkan Çıkıntoğlu'nun yazdığı oyunu, Gülhan Kadim yönetiyor, İsmail Sağır, Meriç Rakalar ve Murat Kapu oyunuyor.

Geçen sezon seyretmek istediğimiz oyunlar arasında bulunan Tek Kullanımlık Hikâye'yi seyretmelere doyamamıştık.

Tek Kullanımlık Hikâye hakkındaki yazıyı okumak isterseniz, buyrun.

Tek Kullanımlık Hikaye oyunu

Nora 2 (BahçeGalata)

Nora Bir Bebek Evi oyununun devamı olan Nora 2 oyununun yazarı Lucas Hnath 2017 yılında Nora ve Torvald "gerçek" bir tartışma etseydi, ne olurdu, diye düşünerek bu oyunu yazıyor. Her ne kadar "gerçek" bir tartışma hayal ederek yazsa da, alt sınıftan bir kadın, (dönemin) yeni nesil bir kadın ve özgürleşirken bedel ödeyen bir kadın üzerinden de anlatıyor. Nora2, Nora Bir Bebek Evi kadar etkileyici bir oyun. Saim Güveloğlu'nun yönettiği oyunu, Nihal Geyran Koldaş, Tülin Özen,Tansu Biçer ve Zeynep Çötelioğlu oynuyor.

Nora 2 hakkındaki yazıyı okumak isterseniz buyrun.


Misket (Faraza Tiyatro)

Aynı sokaklarda büyüyen iki erkek çocuk. Çocuk oyunu olan misketi oynarken bir taraftan arkadaşlıkları gelişiyor, bir taraftan da aşk filizleniyor. Gün geliyor pavyonda, düğünlerde halk oyunu olan misketi oynamaya devam ediyorlar; ama bu kez kendilerini sorgulayan iki genç erkekten biri aralarındaki aşkı kabul ederken, diğer görmezden gelmeye çalışıyor. Uzak duramadıkları aşk etrafındakilerin fark etmeye başlamasıyla renklerini kaybetmelerine neden oluyor. Sıradan görünen basit bir hikâye, duru ve çarpıcı bir anlatımla parlıyor. Çok sarsıcı bu hikâye ve oyunculuğu kaçırmayın. Turgay Korkmaz'ın yazdığı oyunu, Kayhan Berkin yönetiyor, Orkuncan İzan ve Turgay Korkmaz oynuyor.

Misket hakkında yazıyı okumak isterseniz, buyrun.

Misket oyunu

Eylül (sfrpztf)

Eylül, bir trans hikâyesi anlatın, dendiğinde, en çok akla gelen hikayeyi anlatıyor. Şaşırtmıyor. Az sonra ne anlatacağını tahmin ediyorsunuz. Doğru da çıkıyor. Yine de dinletiyor. Hani bazı kişilerin dili tatlıdır ya, acı da olsa tatlıdır, aynı hikâyeyi tekrar tekrar dinlersiniz; işte öyle bir hikâye. Biliyorsunuz, yine de seyrediyorsunuz. Oyunda rahatsız edebilecek, sulandırılabilecek duygusal bir ağırlık, bu ağırlığa rağmen bir denge ve uyum da var. Herkesin bildiği bu hikâyeyi siz de görün. Uğur Kanbay'ın yazdığı oyunu, kendisi yönetiyor ve oynuyor.

Eylül hakkında yazıyı okumak isterseniz, buyrun.


Listeyi yaparken her oyuna 'yine giderim' dedim. Listeye eklemek istediğim başka oyunlar da var. O da başka yazıda.


Sevgiler,

Utku

bottom of page